BAL
 
Balın ana maddesi her zaman bitkilerden elde edilmektedir. Çiçekli bitkiler, şekerli sıvı (nektar) salgılayan bezlere sahibtirler. Nektarın ana maddesi bitkilerin kalburumsu borucuklarında dolanan, klorofil asimilasyonu tarafından yapraklarda sentezlenen maddelerin tümü ile yüklenmiş ve özümlenir duruma getirilmiş olan bitki öz suyudur.
 
Nektar, bitkilerin çiçeklerinde bulunur ve bitkilerin neslinin devamlılığını sağlayan polinizasyon (tozlaşma) işlemi için polinizatör böcekleri cezbederler. Bal arıları polinizatör böcekleri en önemlileridirler. Polinizasyon işlemini yaparken bal arıları da, bu çaba isteyen işlemin sonucunda kendileri için hayati öneme sahip nektar ve polenden yararlanırlar.
 
Ballar ende edildikleri bitkisel kaynak doğrultusunda; çiçek balları ve salgı balları olmak üzere ikiye ayrılırlar. Yukarıda bahsedildiği şekilde nektardan yararlanılarak elde edilen ballara çiçek balları (nektar balları) denilmektedir.
 
Salgı balları (bal çiği balları) sokucu-emici ağız yapısına sahip böceklerin salgılarının balarıları tarafından toplanmaları sonucu oluşturulan ballardır. En önemli böcek nektarı üreticileri gıdalarını bitkilerin kalbur borucuklarından alırlar. Bu böcekler sokucu emici ağız yapıları sayesinde bitkinin damar lif demetlerinin, kalbur borucuklarını delerler ve gıdalarını doğrudan floem öz suyundan alırlar. Sindirim organlarında önemli değişime uğrayan bal çiği, floem özsuyundan oldukça farklılık göstermektedir. Bu böceklerin, seritinler, vitaminler ve aminoasitleri sentezleyen ve böylece metabolizmasına yardımcı olan mikroorganizmalarla sembiyotik ilişkileri sonucu, floem öz suyundaki bazı maddeler değişebilir veya tamamen yok olabilir. Bu böcekler en önemlileri Homoptera'ardan; Aphididae, Coccidae, Fulgoridae, Pysllidae, Alleyrodidae, Cicadinae ve bazı Membracidae'leri içine alır. Bal arıları tarafından toplanarak kovana getirilen bal çiği maddesi arılar tarafından da yapısında değişimler yapılarak salgı balı olarak depolanır.
 
Arılar bal midelerinde enzimler katarak nektarı zenginleştirirler. Petek gözüne doldurulan balda da enzimatik işlem aktif haldedir.
 
Balın oluşumunda önemli bir işlemde şekerin inversiyonudur. Yani çay şekerinin (sükroz), salgılana invetaz enziminin etkisiyle invert şekere (levüloz (meyve şekeri) + dekstroz (üzüm şekeri)) dönüşür.
 
Bal bileşim itibariyle %95-99 oranında şeker içermektedir. Şekerler genellikle viskozite, nem çekme özelliği, enerji değeri, kristalleşme gibi balın fiziksel yapısından sorumludur. Balda bulunan şekerler 3 ana grup altında toplanabilir.
 
            Monosakkaritler; Glikoz (dekstroz), Fruktoz (Levüloz)
            Disakkaritler; Sakkaroz, Maltoz, İzomaltoz, Tranoz
            Yüksek şekerler; Melezitoz, Rafinoz, Erloz, Kestoz
            Çamlık bölge ballarında (salgı balları) Früktoz Glikoza oranla daha düşük miktarda bulunmaktadır.
            
Balın reaksiyonu asit karakterdedir. Ancak baldaki şekerler, asitliğin fark edilmesini güçleştirir. Baldaki asitler sadece tat ve lezzet katıcı olmayıp, mikroorganizma gelişmesini engelleyici (inhibe edici) etkiye sahiptirler. Balda tespit edilen asitler;
 
Asetik asit, Bütirik asit, Sitrik asit, Formik asit, Oksalik asit, Laktik asit, Malik asit, Süksinik asit, Glikonik asit (baldaki glikoza bir enzim etki etmesi sonucu oluşur)
 
Enzimler ısıya en hassas olanlardır. Balın kalitesini belirleyicidirler. Çünkü balın biyolojik ve besleyici kalitesi, yapısında bulunan enzimlerin tahrip edilip edilmemesiyle yakından ilişkilidir. Balda en fazla bulunan enzimle diaztaz, invertaz ve katalazdır. Ayrıca maltaz, laktaz, proteaz, oksidaz enzimleri de eser miktarlarda bulunmaktadır. Saf ve ısıtılmamış balda enzim miktarı fazladır.
 
Bal amino asitler bakımından da zengindir. Lisin, serin, histidin, glutamik asit, arginin, prolin, aspartik asit, glisin, treonin, alanin, sistin, trozin, valin, fenilalanin, methionin, triptofan, lösin, izölosin amino asitlerini içermektedir.
 
Balda bulunan mineral maddeler ise; potasyum(K), kalsiyum oksit (CaO), kükürt (S), klor (Cl), kalsiyum (Ca), fosfor (P), magnezyum (Mg), silisyum oksit (SiO)'dir. Koyu kahverengi ballar mineral madde içeriği bakımından açık renkli ballardan daha zengindirler.
 
Vitamin içeriği edinildiği çiçeğe göre farklılık göstermektedir. Vitamin içeriği düşük seviyede olmakla beraber bulunan vitaminler B1, B2, B3, B5, B6, C, E ve K vitaminidir.
 
Büyük miktarda şeker içermesinden nem içeriği önem taşımaktadır. Olgunlaşmış bir balda standartlara göre en fazla %23 nem bulunmaktadır. Depolamada problemlerle karşılaşmamak için nem miktarı %17-18'i geçmemelidir.
 
Balda ısı etkisinin sonucu hidroksimetil furfurol (HMF) oluşmaktadır. HMF değerinin ballarda yüksek olmaması istenmektedir.
 
Balın fiziksel özelliklerinde dikkate alınan kriterler; balın tadı, aroması, rengi, berraklığı ve akıcılığıdır. Balda ki dekstroz moleküllerinin kristal hale geçmesiyle balda kristalleşme başlamaktadır. Petek balları süzme ballara oranla daha az ve geç kristalize olurlar.
 
Bal çok yararlı bileşiklere sahiptir ve balın çok değişik şekilde kullanımı mümkündür. Balın iyileştirici özellikleri genellikle arıların poleni ve balı topladıkları çiçeklerin cinsine bağlıdır. Eğer arılar polen ve nektarı, alternatif tıpta kullanımı olan bitkilerden toplarlarsa, sonuçta oluşacak balda da bazı iyileştirici etkiler görmek mümkündür. Bal alternatif tıpta, kesiklerde, yanıklarda, ülserde, egzamada ve çeşitli yaralarda kullanılır. Ayrıca günümüzde yüksek tansiyonda, egzamada, çeşitli deri hastalıklarında, respiratory ve aritmiya gibi rahatsızlıklarda da balın tedavi edici etkilerinden bahsedilmektedir. Farklı polen cinsleri içeren farklı cins balların iyileştirici etkileri de farklı olur, örneğin; nane'den (mint) elde edilen bal, anesthetic, antispasmodic, reeuperative ve sindirimi rahatlatıcı özelliklere sahiptir. akasya'dan elde edilen bal, disinfectant ve caalms caughing özelliklere sahiptir. ıhlamur'dan elde edilen bal, antispasmatic, calms caughing, disinfectant ve insomnia ile bronşitte etkili özelliklere sahiptir. çam'dan elde edilen bal, diuretic expectorant, respiratory infection, urinory org. infection özelliklere sahiptir. kızıl yonca'dan elde edilen bal, diarrhoeal ve diuretic expectorant özelliklere sahiptir.
 
            KAYNAKLAR
 
            SIMICS. M, Bee Venom: Exploring the Healing Power.
            TUTKUN. E, 2000 Teknik Arıcılık El Kitabı, TKV, Ankara  
            ÖDER. E 1989. Bal Arılarının Beslenmesi-Hasad Yayıncılık, İstanbul
            TEKNİK ARICILIK DERGİSİ 1988 Mayıs sayı:17
            TEKNİK ARICILIK DERGİSİ 1993 Eylül sayı:41
            AKBAY, R 1986. Arı ve İpek Böceği Yetiştiriciliği, A.Ü. Ziraat Fakültesi. Zootekni Bölümü, Ankara
            SÖNMEZ, R 1984 Arıcılık, E.Ü. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü, İzmir.